Herkese harika bir haftanın ilk gününden sevgili dolu bir merhaba diyerek başlamak istiyorum;
Ülkemizde her yıl Tıp Bayramı olarak kutlanan 14 mart tarihinin sebebi, modern anlamda tıp eğitiminin ve günümüz tıp fakültelerinin başlangıcı sayılan, açıldığı günden bu yana sürekli gelişerek günümüze kadar süregelmiş olan Tıbhâne-i Amire’nin yani Tıp Mektebi’nin 14 Mart 1827’de açılmış olmasıdır.
TIBBIMIZIN GEÇMİŞİNE KISACA BİR GÖZ ATACAK OLURSAK;
İlk hastahane 707 yılında Emevi Halifesi Velid b. Abdülmelik tarafından kuruldu. Tam teşkilatlı ilk gerçek hastahane Abbasiler döneminde Harunürreşid tarafından Bağdat'ta 8. Yüzyılda kuruldu. Bu hastahane daha sonra Bağdat ve diğer şehirlerde kurulanlara örnek olmuştu.
Bu hastahanelerde aynı zamanda usta-çırak yöntemi ile tıp eğitimi de verilmekteydi.
Tarihimizde tıp eğitiminin Türklerin Anadolu’ya gelmesi ve Darüşşifalar (hastahaneler) kurması ile daha bir şekillendiğini, bu işin usta-çırak eğitimi yanında bir medrese eğitimi haline getirilmişti.
Aynı zamanda yanlarındaki darüşşifalarda hasta başında tıp uygulamaları yapılmaktaydı. Bu medreselerde o dönemin en ünlü hekimleri hocalık yapardı. Yine tıp medreselerinin kütüphanelerinde hocaların ve talebelerin yararlanabileceği çok sayıda yazma tıp eserleri bulunuyordu.
Fatih devri, tıp faaliyetleri bakımından Osmanlı Türklerinin en parlak çağı olmuştur.
1867 yılında siviller için hekim Tıphane-i Amire’nin kurulması ile başladığı kabul edilmiş ve ilk defa ülkemiz işgal altında iken 14 Mart 1919’da Tıp Bayramı olarak kutlanmıştır.
Beyazıt’taki Üniversite (Darülfünun) binasının konferans salonunda yapılan kutlamada dönemin ünlü hocaları Dr. Fevzi Paşa, Dr. Besim Ömer, Dr. Akil Muhtar ile birlikte İngiliz işgal ordusu başhekimi de bulunmuştur. 1935 yılında ise İstanbul Üniversitesi Tıp Talebe Birliği’nce 14 Mart’ın Tıp Bayramı olarak kutlanması karara bağlanmış ve o günden bu yana her yıl kutlamalar devam etmiştir.
Beni Türk Hekimlerine emanet ediniz” sözünün tarihi kaynaklarına baktığımızda doktorlarımızın ve sağlık personellerimizin cesaretini, direncini mücadelesini ve kahramanlıklarını görürüz.
Ömrünün çok uzun bir dönemini eğitim ve tecrübe kazanmakla geçiren hekimlerin ve sağlık personellerinin emeğinin önemini ve değerini görmezden gelmek, nitelikli insan gücümüzü kaybetmek ülkemiz için büyük kayıptır.
Sağlıklı bir toplum özlemimizin gerçekleşeceği bayramlara ulaşmak dileğiyle.
Herkese sağlıklı günler dilerim.